Adnan Hocanın Hikayesi

Ağustos 21, 2007

Günlerden birgün anası düzelmiş babası belli olmayan bir garip çocuk varmış. Kişiliğini oturtamayan bu kardeş yıllar geçsede aynı günlere gider gelirmiş. Çünkü onada gider gelirlemiş. Mahsun gencimiz nerden bilsinki yıllar sonra villalarda ülkesinin en pahalı deliklerini mutlu edebileceğini. Deliklerden bir gün su sızmış olan saltanata olmuş.

Kendini kitap yazmaya vermiş. Siteleride varmış. Parası olan enayiden alıp parası olmayana niyet etmiş yanlışıkla kefeni olan cebine koymuş. Hayat böyle giderken bir gün bir bayırdan yuvarlanıvermiş. Yıldızlı amcalar ona yıldızlı pekiyi al biz sana şeker vercez demişler oda vermiş vermiş vermiş. Kamunun önü arkası onu bilir tanır olmuş. Yıllar geçmiş insanlar yazı yazmak istemişler, bayır anıları olan tekke zaafiyetli delik düşkünü insan evladı izin vermemiş.

Sen çok yaşa Kralımız ben okutmam bu yazıları siz gidin yabancı dnslerde takılın demiş. Bütün dünya kralın rezaletini konuşurken kahramanımız dalkavuk hukuk münasebetindekilere prim vermeye başlamış. Günün bir günü primler ona hikaye olarak dönecekmiş, haberi yokmuş…